KÜLTÜR-SANAT Haber Girişi: 25.11.2020 - 22:37, Güncelleme: 20.01.2021 - 20:17

Bu romanda Bursa var!

 

Bu romanda Bursa var!

Dilek Özipek Donduran’ın ilk romanı ‘Labirent Bul Beni’ okurlarıyla buluştu.
Dilek Özipek Donduran’ın ilk romanı ‘Labirent Bul Beni’, psikoloji ve gerilimi bir arada okura yaşatırken, bir yandan da toplumsal yaralara parmak basıyor. Psikolojik şiddete maruz kalan, aşk ile gözleri kör olan, aldatıldığını düşünürken aldanan kadın karakterler içine düştükleri kör kuyuda ışık arıyorlar.     Eserinde çoğunlukla bilinç akışı tekniğini kullanan yazar, kitabı okuyacak olan kadınlara alt metin olarak; ‘Bir çıkış yolu var’ derken, tüm okuyuculara ‘İnsanın en büyük savaşını kendisi ile verdiğini ve insanın en büyük zaferinin kendini olduğu gibi kabullenmek ‘ olduğuna vurgu yapıyor. Günümüz Bursa’sında geçen roman, ustaca işlenmiş kahramanları ve akıcı dili ile dikkat çekiyor.   Kitabın konusu şöyle: İçine konulduğu fanusta ilk büyük yarasını alan Aslı, toplumsal kodların oluşturduğu şemsiyenin gölgesinde yanlış bir karar verir, sevemediği birisiyle evlenir. Hayal kırıklıklarının da etkilediği bu karar büyük bir özgüven fırtınasına dönüşür.   Maruz kaldığı psikolojik şiddet, toplumsal normları sorgularken diğer yandan da teslimiyetine zemin hazırlar.   Yazar, ‘İçine düştüğü labirentte yazdığı yazılarla labirenti kendisinin kurduğunu fark ederse kişi? Labirentin çıkmazlarını kendisi için hazırladığını anlarsa? Ya labirentin içinde kendisine benzeyen başkalarıyla karşılaşırsa? Ve karşılaştığı kişiler kendisine kendisinden daha çok benziyorsa? O zaman iş, labirentin kendisine düşer’ ifadelerini kullanıyor.    
Dilek Özipek Donduran’ın ilk romanı ‘Labirent Bul Beni’ okurlarıyla buluştu.

Dilek Özipek Donduran’ın ilk romanı ‘Labirent Bul Beni’, psikoloji ve gerilimi bir arada okura yaşatırken, bir yandan da toplumsal yaralara parmak basıyor. Psikolojik şiddete maruz kalan, aşk ile gözleri kör olan, aldatıldığını düşünürken aldanan kadın karakterler içine düştükleri kör kuyuda ışık arıyorlar.

 

 


Eserinde çoğunlukla bilinç akışı tekniğini kullanan yazar, kitabı okuyacak olan kadınlara alt metin olarak; ‘Bir çıkış yolu var’ derken, tüm okuyuculara ‘İnsanın en büyük savaşını kendisi ile verdiğini ve insanın en büyük zaferinin kendini olduğu gibi kabullenmek ‘ olduğuna vurgu yapıyor.

Günümüz Bursa’sında geçen roman, ustaca işlenmiş kahramanları ve akıcı dili ile dikkat çekiyor.

 


Kitabın konusu şöyle:

İçine konulduğu fanusta ilk büyük yarasını alan Aslı, toplumsal kodların oluşturduğu şemsiyenin gölgesinde yanlış bir karar verir, sevemediği birisiyle evlenir. Hayal kırıklıklarının da etkilediği bu karar büyük bir özgüven fırtınasına dönüşür.
 

Maruz kaldığı psikolojik şiddet, toplumsal normları sorgularken diğer yandan da teslimiyetine zemin hazırlar.
 

Yazar, ‘İçine düştüğü labirentte yazdığı yazılarla labirenti kendisinin kurduğunu fark ederse kişi? Labirentin çıkmazlarını kendisi için hazırladığını anlarsa? Ya labirentin içinde kendisine benzeyen başkalarıyla karşılaşırsa? Ve karşılaştığı kişiler kendisine kendisinden daha çok benziyorsa? O zaman iş, labirentin kendisine düşer’ ifadelerini kullanıyor.

 

 

MKP
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursaduysun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.