Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa'da açıklamalarda bulunuyor!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi'nde coşkulu kalabalığa hitap ediyor.
AK Parti’nin yenilenme ve değişim süreci kapsamında düzenlenen il kongreleri, Bursa’da da büyük bir coşkuyla gerçekleştiriliyor. AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi’ne katılan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulunuyor.
“BURSA’NIN KALBİMİZDEKİ YERİ DEĞİŞMEZ”
“Sen ki hiç solmayan gönül bahçemsin, dalım sende, köküm sensin Bursa. Yolum sendedir Bursa, obam sende, ilim sendedir Bursa. Zaman değişir, sınırlar değişir ama Bursa’nın kalbimizdeki yeri değişmez” sözleriyle Nilüfer Tofaş Spor Salonu’nu hınca hınç dolduran partililere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bursa, Anadolu coğrafyası gibi gönlü geniş bir şehirdir. Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen kardeşlerimiz burada yaşıyor. Şam’dan buraya sığınan kardeşlerimiz var. Burada güven içinde yaşıyoruz. Bizleri bağrına basan tüm Bursalılara şükranlarımı sunuyorum. AK Parti Bursa 8. Olağan İl Kongresi’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum. AK Parti, kuruluşundan beri sadece bir erdemliler hareketi değil, aynı zamanda bir vefa çınarıdır” dedi.
“İLÇE BİNALARINDA OTURMAYACAĞIZ”
Tezahüratlarla sık sık konuşması kesilen Erdoğan, partililere sahada daha aktif olmaları çağrısında bulundu.
Bursa’nın doğal güzellikleri ve sanayi potansiyelini de vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Partimizi her alanda hak ettiği yere tekrar taşımak için bunu hep beraber yapacağız. Aşk ile çalışan yorulmaz. Bizim de Bursa’da ve diğer illerde yapmamız gereken, ilçe binalarında oturmak değil, hep dışarda olmaktır. Sokakta, caddede, insanlarımızın arasında olacağız. Kongrelerimizi yaptığımız her ilde böyle bir çalışma bekliyorum. Her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Bursa, göz alıcı doğal güzellikleri ve manevi değerleriyle herkesi kendine meftun eden bir şehirdir. Aynı zamanda emeğin ve sanayinin lokomotifidir” açıklamasında bulundu.
“SİYASET KURUMUNA GÜVENİ YENİDEN BİZ TESİS ETTİK”
Muhalefetin siyaset anlayışını da eleştiren Erdoğan konuşmasında şunlara kaydetti:
“Türkiye ve Türk milletine borcumuzu layıkıyla ödemeye çalışıyoruz. Aziz milletimizi hayal kırıklığına uğratmak istemiyoruz. Sırf günü kurtarmak için verilen ve unutulan sözler bu ülkeye ve siyasete büyük zararlar verdi. AK Parti olarak 2002 yılından beri bu ucuz siyaseti reddettik. Ülkemiz için zorda olsa en doğru kararı alacağız, bu duruşumuzdan da taviz vermedik. Siyaset kurumuna yeniden güveni biz tesis ettik. 22 yılda hayal bile edilmeyenleri ülkemizde biz gerçekleştirdik.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 yaz aylarında sosyal konut seferberliği başlatacaklarını belirterek, "Deprem bölgelerindeki inşaat faaliyetlerinin önemli oranda biteceği yaz aylarında ülkemizde bir sosyal konut seferberliği başlatmayı planlıyoruz. Sabit ücretli vatandaşlarımızın satın alabileceği fiyatlarla 1+1 konutlar üreteceğiz. Böylece konut ve kira fiyatlarında oluşan balon kendiliğinden sönmeye başlayacaktır" dedi.
2025 yılında enflasyon hedefini tutturacaklarını, faizin düşeceğini de ifade eden Erdoğan, "Faizi kesinlikle indirmeye başlayacağız. 2025 bunun işaret yılı olacaktır. Faiz inecek ki enflasyon da insin. Ben vatandaşlarımızdan fahiş fiyatlı ürün satanları boykot etmelerini istiyorum. Doğalgaz ve elektrikte de ihtiyaç duyanlara daha fazla destek sağlayacağız. Asgari ücret enflasyon hedefinden yüksek olmasına rağmen bizim de içimize sinen, emekçinin alın terinin tam karşılığı tutar değil. Bu rakam istihdam enflasyon ve gelir arasındaki dengeyi gözeten bir rakamdır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin 8. olağan kongresinde Bursa Tofaş Spor Salonu'nda coşkulu kalabalığa seslendi.
"Küsenin kapısını biz gidip çalacağız"
AK Parti'nin kuruluşundan itibaren sadece bir erdemliler hareketi olarak değil aynı zamanda bir vefa çınarı olarak da temayüz ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Bugüne kadar emektarlarımızın tecrübesini gençlerimizin dinamizmi ile birleştirip siyasi mücadelemizi yürüttük. Görev alsın veya almasın bu çatı altında beraber yol yürüdüğümüz aynı ideallere inandığımız aynı büyük hayallerin peşinden koştuğumuz tüm kardeşlerimizi, yol ve dava arkadaşlarımız olarak gördük. Önümüzdeki dönemde de bu çizgimizi koruyacağız. Saflarımızı daha da sıklaştıracağız. Kırgınlıkları göz ardı etmeyeceğiz. Kalpleri tamir etmeye bakacağız. Her ne sebeple olursa olsun teşkilatlarımızdan ayağı kesilenler varsa onları mutlaka bulacak parti çalışmalarımıza yeniden dahil edeceğiz. Şu noktaya özellikle dikkat etmenizi istiyorum. Yeni isimlerle kadrolarımızı güçlendirirken, yokluk zamanlarında partimiz için elbisesi tozlanmış, ayakkabısı çamurlanmış sırf bu kutlu davaya inandığı için varını yoğunu seferber etmiş, Ömer’leri, Ayşe’leri hiç bir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bu partiyi ayakta tutanlar işte o samimiyet timsalleridir. Bu partiyi bugünlere taşıyanlar işte o fedakarlık abideleridir. Gelmeyene biz gideceğiz. Aramayanı biz arayacağız. Küsenin kapısını biz gidip çalacağız. Yorulanı biz yüreklendireceğiz. Yani partimizi Bursa’dan her alanda hak ettiği yere taşımak için ne gerekiyorsa hep beraber biz yapacağız. Burada Roman vatandaşlarımızın şu anlamlı sözünü sizlere hatırlatmak isterim. Evde oturan ölür diyor Roman kardeşlerimiz. Merhum Neşet Ertaş da aşk ile çalışan yorulmaz. 'Ne zaman öldüysem işte o zaman yoruldun' diyor. Bizim de Bursa ve diğer illerde yapmamız gereken işte budur. Evde veya il ilçe binasında oturmayacak sürekli sahada olacağız. Sokakta, çarşıda, pazarda insanlarımızın arasında olacağız. Bursa teşkilatımızla birlikte kongrelerimizi yaptığımız diğer tüm illerdeki arkadaşlarımızdan bu hassasiyetle çalışmalarını bekliyorum. Gayretler, samimi çabalar için her birinize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Korona virüsün ardından Rusya - Ukrayna savaşı ile birlikte belirsizliklerin daha da arttığını kaydeden Erdoğan, "Tüm dünya gibi Türkiye olarak biz de bu olumsuzlukları hissettik. Önce döviz kuru ile sonra enflasyon ile başlayan hayat pahalılığı Bursa'yı da etkiledi. İşçi, memur, emekli, çiftçi gibi sabit gelirli vatandaşlarımız bu sıkıntılarla daha çok karşılaştılar. Şu hususun bilinmesini özellikle isterim. Gerek şahsen gerek iktidar gerek AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak hiç bir insanımızın serzenişine kulaklarımızı tıkamıyoruz. Yaşanan her sıkıntının her zorluğun farkındayız. Evine ekmek götürmeye çalışan işçimizin de saçlarını ülkemize hizmet uğrunda ağartmış emeklimizin de yazın güneşine kışın ayazına aldırmadan toprağı işleyen çiftçimizin de yatırım yapıp başkalarına ekmek kapısı olan sanayicimizin de her sabah dükkanını Bismillah diyerek açan esnafımızın da, velhasıl hangi işi yaparsa yapsın 85 milyon vatandaşımızın her ferdinin derdi, talebi,. beklentisi sorunlarını çok iyi biliyoruz" dedi.
"Fahiş fiyatla satanları boykot edin"
Erdoğan, AK Parti siyasetinin hizmet ve eser siyaseti olduğunu belirterek, "Bizim siyasetimiz millete karşı dürüst şeffaf olma siyasetidir. Biz de tüm meşakkate rağmen sadece bunu yapmaya çalışıyoruz. Türkiye ve Türk milletine borcumuzu layıkıyla ödemenin derdindeyiz. Partimize ittifakımıza ve iktidarımıza güvenen bu aziz millete hayal kırıklığı yaşatmak istemiyoruz. Günübirlik hesaplar, ülkemizin yakın geçmişinde bu millete çok vakit ve nakit kaybettirdi. Kim ne veriyorsa benden 5 fazlası anlayışı geçmişte Türkiye’ye çok ağır bedeller ödettirdi. Sırf günü kurtarmak için verilen ancak sonra unutulan sözler hem bu ülkeye hem de siyaset kurumuna çok büyük zararlar verdi. Benden sonrası tufan diyenler geride telafisi yıllar sürecek enkaz bıraktılar. Hesap kitap yapmadan bol keseden vaat dağıtanlar arkalarında tamiri imkansız hasarlar bıraktılar. AK Parti olarak bu ucuz siyaseti 2002’den beri elimizin tersiyle ittik. Kendimiz bedel ödesek dahi millete ve ülkeye bedel ödettirmeyeceğiz dedik. Her şartta Türkiye için en iyisini yapacağız zor da olsa en doğru kararı alacağız dedik. Hamdolsun bu duruşumuzdan da şimdiye kadar taviz vermedik. Siyaset kurumuna güveni yeniden biz tesis ettik. Türkiye’nin asırlık sorunlarına çözüm yollarını biz geliştirdik. Ülkeyi küresel şoklara dirençli hale biz getirdik. Ulaştırmada konutta enerjide tarımda çalışma hayatında savunma sanayinde Türkiye tarihinin en büyük şahlanışını bizimle yaşadı. 22 yıl önce hayal dahi edilemeyen büyük dönüşümleri büyük reformları ülkemizde biz gerçekleştirdik. Artık dünyada sözünün ağırlığı olan itibarı artan ay yıldızlı bayrağı başta komşuları olmak üzere tüm dünya için güven veren bir Türkiye var. Tüm bu söylediklerimi ve çok daha fazlasını hep yere sağlam basarak adımlarımızı sağlam atarak yaptık. Bugün de aynı prensipler çerçevesinde hareket ediyoruz. Şahsi çıkarlarımızı değil sadece 85 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’nin menfaatini düşünüyoruz. Açık yüreklilikle dile getirdim. Ekonomi programımızın temel gayesi sabit gelirliler başta olmak üzere milletimizin kur ve enflasyon sebebiyle refah kaybını en kısa sürede telafi etmektir. Hayat pahalılığı mazereti olarak kullanılan hususları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Uyguladığımız programın önceliği enflasyonu düşürmektir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de enflasyon adeta tüm kötülüklerin anası konumundadır. Aç gözlü fırsatçıların ne enflasyon ne kurla ne faizle izah edilmeyecek keyfi fiyatlandırma alışkanlıkları elbette bizim işimizi kolaylaştırmıyor zorlaştırıyor. Serbest piyasa ekonomisini başı bozukluk olarak algılayan ve bunu alabildiğine istismar eden bir kesim var. Bunların da üstesinden geleceğiz. Esasen bu konuda en etkili yöntem milletimizin fahiş fiyat artışı yapan ürün ve hizmetleri boykot etmeleridir. Satılmayan ürünün kullanılmayan hizmetin alıcısı olmaz. Gelişmiş bazı ülkelerdeki tüketiciler bunu bilinçli yaparak hükümetlerine yardımcı oluyor. Bizde de bu kültür gelişecek ve oturacaktır. Devletin ilgili kurumları bir taraftan tüketici diğer taraftan çift kanatlı mücadele ile inşallah tamahkarlık meselesini hal yoluna koyacağız. Şunu söylemek zorundayız hem enflasyon artışında hem de onu aşan hayat pahalılığı artışında konut ve kira fiyatları çok önemli rol oynuyor. 2024 yılında bu unsurların enflasyona etkisini gördük"
Sosyal konut müjdesi, faizlerin ineceği sinyali verdi
2025 yılı için sosyal konut müjdesini de açıklayan Erdoğan, "Deprem bölgelerindeki inşaat faaliyetlerinin önemli oranda biteceği yaz aylarında ülkemizde bir sosyal konut seferberliği başlatmayı planlıyoruz. Sabit ücretli vatandaşlarımızın satın alabileceği fiyatlarla 1-1 gibi. Bunlarla inşallah sabit gelirli vatandaşlarımızı da konut sahibi yapmanın adımlarını atacağız. Bilhassa yeni yuva kuran gençlerimize bunları tahsis edeceğiz. Böylece konut ve kira fiyatlarında oluşan balon kendiliğinden sönmeye başlayacaktır. Doğalgaz ve elektrikte vatandaşlarımıza sağladığımız destekleri de en fazla ihtiyaç duyanların daha fazla yararlanacağı adil bir modelle yeniden ele alacağız. Akaryakıt fiyatlarının da enflasyonun hedeflerimizi bozmayacak seviyede kalmasına özen göstereceğiz. Lüks ürünler dışında temel ihtiyaç maddelerinin en uygun ulaştırılması için yeni mekanizmalar kuracağız. Para politikası yanı sıra diğer araçları devreye alarak inşallah enflasyonu olması gereken seviyeye indireceğiz. Faizi kesinlikle indirmeye başlayacağız. 2025 bunun işaret yılı olacaktır. Faiz inecek ki enflasyon da insin. Bu adımı atacağız. Bu bizim artık olmazsa olmazımız. Hiç şüphesiz son günlerin en çok tartışılan konusu. 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücret rakamıdır. Hemen birileri çatladı, patladı. Kusura bakmasınlar çatlasanız da patlasanız da biz atacağımız adımları hesaplayarak kitabını yazarak atarız. Yüzde 30 artış merkez bankamızın 2025 yılı enflasyon hedefinden yüksek olmasına rağmen açık konuşmak gerekirse bu bizim de içimize sinen, emekçimizin alın terinin tam karşılığı olan tutar değildir ama rakam ortada. Görünen o ki bu hesap yerine oturdu. Bu istihdam enflasyon ve gelir arasında dengeyi gözeten bir rakamdır. Biliyorsunuz asgari ücret çalışana verilecek rakamın en alt seviyesini ifade eden meblağdır. İşveren daha fazla vermek istiyorsa versin. Onların önünü kesen yok. Siz niye bu kadar veriyorsun demiyoruz. Biz tabanı belirliyoruz, daha fazla verebilirsin. Elini tutan yok, cebine müdahale eden yok. Gelişmiş ülkelerde saat ücreti şeklinde belirlenen rakam Türkiye'de aylık maaş olarak uygulanıyor. Büyükşehirde yaşayan kardeşlerimizin çoğu asgari ücret üzerinde çalışıyor. Şu anda 50-60 bin asgari ücret alan işçiler var. Bunlara müdahale edilmiyor. Çalışanlarımız yol, yemek ve sair isimler altındaki ödemelerle fiilen çok daha yüksek ücret alıyor. Biz tüm hesaplarımızı asgari ücret alan bir kişinin rahatça hayatını idame ettirmesi için yapıyoruz. İstihdamda bir kayıp ve gerileme yaşanmasını arzu etmiyoruz. Türkiye’nin rekabet gücünün korunması gerekiyor. Rekabet gücünde bir azalmanın istihdam kaybının faturasını sadece işçi işveren değil millet olarak hepimiz öderiz. Asgari ücret meselesinin bu gerçekler ışığında değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olacağına inanıyorum" diye konuştu.
"Enflasyon saparsa asgari ücrete düzenleme yaparız"
Türkiye ve dünyada olağanüstü gelişme olmazsa 2025 hedefini tutacağını ifade eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hazirandan beri istikrarlı düşüyor. Bu düşüş 2025 yılında daha da hızlanacak. Şayet enflasyon oranında çok ciddi bir sapma olursa, tabii ki biz de buna kayıtsız kalmaz gerekli değerlendirmeleri yaparız. İnancımız o dur ki buna gerek kalmayacaktır. Biz enflasyonu daha da düşürerek sadece asgari ücretlileri değil milletimizin tamamını rahatlatacak şekilde alım gücünü arttırmayı refah seviyesini fiyatları stabil tutarak yükseltmek istiyoruz. Özellikle son birkaç yılda ekonomik programımızı ve küresel rekabet gücümüzü riske atma pahasına asgari ücrette tarihimizin en yüksek artışına gittik. Asgari ücret 2023 Temmuz Aralık döneminde 11 bin 402 lira idi. 438 dolara tekabül ediyordu. 2024 ocakta 17 bin 2 lira yani o günkü kurla 575 dolar oldu. 2025 yılı için 22 bin 104 liraya döviz bazında 629 dolara yükseldi. Asgari ücreti Asya ülkelerinin tamamından yukarıya çıkarmamıza Avrupa seviyesine yaklaştırmamıza rağmen arzu ettiğimiz sonuca varamadık. Bunun temel sebebi ise yüksek enflasyon ve onu da aşan fırsatçılık ve fahiş fiyat artışıdır. Enflasyonu dizginledikten sonra bazı şeylere daha rahat konuşma ve çözüme kavuşturacağız. Milletimizden sabır metanet ve ekonomi programımıza güçlü destek istememizin sebebi budur. Son yıllardaki sıkıntılarımızı tarihe gömeceğiz. Eskiler tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz der. Biz bugün bu fedakarlıkları yapacağız ki önümüzdeki yıllarda rahata kavuşalım. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ve ak parti lideri olarak milletime güveniyorum. Bursa’mıza ve teşkilatımıza güveniyorum."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde 22 yılda Bursa'ya 785 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 8. olağan kongresinde Tofaş Spor Salonu'nda konuştu. Bursa'yı tüm ihtişamı ile tekrar ayağa kaldırmak için ulaşımdan enerjiye, çevre ve şehircilikten sağlığa kadar önemli yatırımlar yapıldığını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Adalette 6 milyar, eğitimde 60 milyar, gençlik ve sporda 7 milyar, sosyal yardımlarda 97 milyar lira, sağlıkta 23 milyar lira, çevre ve şehircilikte 124 milyar liralık hizmeti şehrimize kazandırdık. Ulaştırmada 230 milyar lira, tarım ve ormanda hibe destekleri dahil 60 milyar lira, sanayi ve teknolojide 3 milyar lira, enerjide kamu ve özel toplam 124 milyar lira, kültür ve turizmde 3 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle toplam 28 milyar lira yatırım yaptık. Bursa'da 2. devlet üniversitesi olarak Bursa Teknik Üniversitesini devreye aldık. 43 bin kişilik stadyumla 86 spor tesisi inşa ettik. Bursaspor iyi gidiyor, taraftarlarıyla muhteşem birliktelik yakaladı. Bu birliktelik sayesinde Bursaspor namağlup şekilde ilk devreyi tamamladı.
Şehrimize 4149 yataklı 29 hastane ve 93 sağlık tesis kazandırdık. 2,5 milyar liralık 10 sağlık tesisimizin yapımı, 18 sağlık tesisimizin ihale proje ve arsa aşaması devam ediyoruz. TOKİ eliyle 28 bin 119 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 24 bin 196 tanesini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 3923 konutun yapımına devam ediyoruz. Bursa'da 11 adet millet bahçesi projemiz bulunuyor. 7 tanesine tamamladık. Birinin yapımı bitti, 3'ünün proje çalışmaları sürüyor. 200 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz buna 405 kilometre daha ekleyerek mesafeyi 605 kilometreye çıkardık. Yenişehir-Bilecik yolu, Orhangazi-İznik yolu, Çalı-Keles il yolu, Gemlik-Armutlu, Mudanya-Gemlik, Dursunbey-Tavşanlı, İnegöl-Domaniç yolu gibi 26 projenin çalışmalarına devam ediyoruz. Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli hızlı tren yapımı sürüyor. Osmaneli Bursa kesimini 2026 sonu itibariyle, Bandırma'ya ulaşan tüm hattı ise 2028 yılı içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Ankara-Bursa-İstanbul-Bursa seyahat süreleri hızlı trenle 2 saat 15 dakika olacak. 6 kilometre uzunluğunda Bursa Emek Şehir Hastanesi metro hattının yapımı sürüyor. 8 yeni OSB, 4 yeni endüstri bölgesi, 2 teknokent, 135 Ar-Ge merkezi ve 32 tasarım merkezi kurduk. Milletimiz bizimle birlikte olduğu müddetçe daha fazlasını yapacağız."