“Kanser hastasıyım, hayatım riske atılıyor…” diye yazıyor kurumuna verdiği dilekçede…
İddia Yıldırım ilçesindeki bir kamu hastanesinde görev yapan hemşireye ait…
Daha Erzurum Horasan Devlet Hastanesi’nin Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürünün sarf ettiği talihsiz sözlerin yankıları sürerken, farklı bir versiyonu da ilimizdeki bir kamu hastanesinde yaşanıyor…
Nereye böyle?!
Kurum ve hemşirenin adını vermeden tamamen resmi yazışmalarla konuyu aktaracağım…
Ve yorumu size bırakacağım…
Ha gerekirse, isteyen olursa da isimleri paylaşırız… Buyurun…
***
Efendim, yukarda da belirttik olay Yıldırım ilçesindeki bir kamu hastanesinde yaşandı, yaşanıyor ve konu yargıda…
Öncelikle olayda adı geçen hemşire böbrek kanseri ve bir çocuk annesi, tedavisi, hastalıkla ilgili takibi devam ediyor…
Üstelik bir de bakmakla yükümlü olduğu ağır ve engelli babası var.
Ameliyat olmuş…
Hastalığı pandemi dönemine geldiği için yasal hakkını kullanıp idari izne ayrılmış…
Derken…
Hastaneye dönmüş…
Ancak bir sürprizle karşılaşmış…
Hemşirenin görevlendirilmesi başka bir birime yapılmış…
Verildiği birim de hastalığı için riskliymiş…
Biliyorsunuz, kanser hastalarının enfeksiyon riski olan yerlerden uzak durması ve toplu taşıma araçlarını mümkünse kullanmaları önerilmekte…
Hemşire hanım, sağlık nedenini gerekçe göstererek itiraz etmiş. daha önce görev yaptığı kurumda ve birimde çalışmak istediğini belirten bir dilekçe sunmuş…
(Çok fazla tarih ve teknik bilgilere girmeyeceğiz…)
Dilekçede, “Bana uygulanan mobing yargı sürecine rağmen artarak devam ediyor “diye yazıyor…
***
Elbette dilekçelerdeki ifadelerin hepsini bu köşede yazmamız zor ama önemli bölümleri duyuralım…
Önce kurumun dilekçesinde yer alan cümlelerle başlayalım…
“… görevlendirmenin şahsınıza mobing olarak tezahür ettiğini iddia etmiş bulunmaktasınız. Ayrıca dilekçenizde mevcut yasal mazeret durumunuzu ispatlayan resmi bir kayıt veya hukuki bir belge (Sağlık kurulu raporunuz babanıza bakmakla yükümlü olduğunuza dair vasi belgesi) başhekimlik makamına ibraz etmediğiniz kurumsal kayıtlarımızın incelenmesinde tespit edilmiştir…” ifadelerine yer verilmiş…
Kurum yetkilileri bakın hemşireden neleri ispatlamasını istiyor:
Ağır ve engelli raporu olan babasına bakmakla yükümlü olduğuna ve hukuki olarak vasisi olduğuna dair belge.
Eyvallah, tamam!
Ve devam ediyor…
Şimdi sıkı durun!
“İdari izinli olduğunuz vakitlerde (günlük 14.00- 16.30 saatleri arasında) babanızın ikamet adresine aktif olarak gittiğinizi ispat edecek (Her hangi bir toplu taşıma aracı bileti veya hususi aracınızla gitmiş iseniz buna dair) belgeler.
Belirmiş olduğunuz kanser hastalığınıza ait güncel 3 hekim durum bildirir raporu veya sağlık kurulu raporunuz…”
Rapor mapor tamam da…
Özel aracı ya da toplu taşıma aracı ile gidiş gelişleri ispatlamak nasıl olacak, fotoğraf mı çekecek, gittiğine dair şahitlik yapacak birilerini mi bulacak bu hemşire…
Böyle bir mevzuat var mı?
Ben hiç anlamadım anlayan varsa gelsin beriye…
***
İşte hemşirenin savunması!
“… İdarenize daha önce ibraz ettiğim belgelerin kayıtlarının tutulmasında ve muhafazasıyla ilgili hiçbir ilgim bulunmamaktadır. Kurum kayıtlarında açıkça görülebileceği halde tarafıma makamınızca mesnetsiz isnatlarda bulunulması bana uygulanan mobingin yargı sürecine rağmen artarak devam ettiğinin bir başka göstergesidir” diye yazıyor hemşire hanım ve şöyle devam ediyor…
“Hiçbir mevzuatta yeri olmayan ve gayri hukuki olarak benden yazınızda talep edilen mesai çıkışlarımda, nereye gittiğimi, hangi toplu taşıma araçlarını kullandığımı, kullandığım toplu taşıma araçlarına ait biletleri makamınıza ibraz etmem istenmiştir. Ayrıca toplu taşıma araçlarını kullanmıyorsam, hususi aracımla ilgili de bilgi ve belge ibraz etmem istenmiştir. Toplu taşıma araçlarında bilet uygulaması uzun yıllar önce son bulduğundan makamınızca benden istenen biletlerin temini mümkün olmadığından ibraz etmem de mümkün değildir. Hususi aracımla ilgili de hangi belgeyi ibraz etmemi istediğiniz anlaşılmadığından belge ibraz etmem mümkün değildir.”
Ne trajik ve komik bir hikaye değil mi?
Ancak hemşirenin son cümlesi biraz ürkütücü…
“Hususi aracımla ilgili makamınızca bilgi ve belge toplanmak istenmesi beni ve ailemi tedirgin edip korkuya sevk etmiştir…”
Buyurun. şimdi yorum sizin…




Merhaba Lale hanım. Biz Dörtcelik Çocuk Hastanesinde çalışıyoruz. Artık gerçekten idarenin yaptıklarından çok yorulduk. Başhekiminden sağlık bakım hizmetleri müdürüne kadar kimse ne yaptığını bilmiyor bu hastanede. Empatiden yoksun bir sağlık bakım hizmetleri müdürü ile çalışıyoruz. Ordan oraya nerde çalıştığımız belli olmadan her nöbet farklı birimlerde çalıştırılıyoruz.benimle herseyi konuşabilirsiniz diyen Ayşe B. Hanımın odasına gidince de bir dayak yemediğimiz kalıyor. Artık birileri buna dur desin lütfen. İçimizde çalışma hevesi kalmadı. Alibabanın çiftliği misali burası da Ayşe hanımın çiftliği……
İl Sağlık Müdürlüğü ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde çalışan 4/d li personeller sabah 08:00/17:00 arası ve 5 iş günü 45 saat çalışıyor. Hafta sonu veya gün içinde eksik mesai için çalışma yapmıyorlar... Gel gelelim hastanelere; hafta içi 5 gün 08:00/17:00 çalışınca mesai saatleri dolmadı diye, hafta sonu veya hafta içi mesai tamamlamak için fazladan çalışıyorlar.. Ya bu nasıl bir adalettir, müdürlüktekiler niye tamamlamıyor eksik çalışmalarını.. Müdürlük öğlen molası vermiyor falan demeyin, hepsi öğlen arası dışarıda, markette, mağazada, parkta vs. Ayıp yahu..
Maalesef sağlık alanındaki yönetici ve idareciler (hepsi değil tabi ki) yönetim süreci konusunda çok zayıflar. Aslında kabahatin hepsi onlarda da değil. Çünkü bu gün acilde, serviste veya yoğun bakımda nöbet tutarken yarın sabah bir hastaneye müdür olarak gidiyorsunuz!! Düşününce bu arkadaşlar için oldukça zor bir durum, ama ne yapsın bu fırsatıda tepemez yani. Yapması gereken alçak gönüllü olup, kendisine ve onu oraya getiren büyüklerine de zarar getirecek hal ve hareketlerden kaçınacak. Kişisel gelişim, İnsan kaynakları, psikoloji ve sosyoloji üzerine kitaplar okuyacak. Geçmiş yönetimlerin düştüğü hatalara düşmeyecek. Ama nafile. Nedendir bilinmez o koltuğa oturunca her şeyin en doğrusunu kendisi bilirmiş edaları vs. Yazık gerçekten, sizi oralara getiren kurum ve kişileri de yaralıyorsunuz, zor durumda bırakır yosunuz. Biraz empati, biraz hoşgörü. Atom parçalanmıyor sağlık tesislerimizde, bu gün varız yarın yokuz...
Kestel DH çalışanları bahse konu sorunlarınızı Sayın Bakanı ve Bakan Yardımcıları ile birlikte İl Sağlık Müdürlüğünü ve sendikaları aşağıdaki gibi etiketleyerek Twitter'da paylaşım yapınız!!! Korkmayın ve unutmayın ki horasandaki sağlık bakım hizmetleri müdürü twitter olmasaydı hala görevinin başındaydı... @saglikbakanligi @drfahrettinkoca @halileldemir @suayipbirinci @drtolgatolunay @SbhttnAydin @BursaSM @turksagliksengm @ozsagliksen @sagliksen @tuscadTR @t_saglikis_1961
Lıyakatsiz yöneticiler,emri devletinden değilde sendikadan alanlar,kendi egoları için meslektaşlarını ezenler git gide artıyor.Mart döneminde yine sözleşme imzalayabilmek için şimdiden birilerine yalakalık yapmaya başladılar bile.İl saglik müdürünün inş bu yazılanları dikkate alması yapılan yorumları dikkate alınmasını istiyoruz.Yieah ve kestel sendikanın yuvası olmuş. Çekin elinizi kurumlardan sağlıkçıları verem kanser ettiniz.Huzurla çalışmak istiyoruz.
O zavallı aşağılık kompleksi insanları o makama getiren sendikacı partici, yönetici kim varsa bildiği gibi yasın inşallah..
Allahu teala o makamları işgal eden ve keyfi uygulama yapan insancıkları kahru perişan etsin.
Oto böceğe soruşturma açılıyor Kestel devlet hastanesinde hastanenin adı soruşturma devlet hastanesi olmalı. Temizlik personeli izin ister verilmez rapor alır müdür yardımcısının talimatı ile temizlik sorumlu hemşiresi ( ne kadar komik demi temizlik sorumlu hemşire ) bu tabiri Türkiye'de başka bir hastanede duydunuz mu? Neyse bu sorumlu hemşire aldığı talimatla bu raporu iptal ettirir. Artık çekin sağlık çalışanlarından elinizi il sağlık müdürü aç gözünü personelin idarecilerin elinden neler çekiyor yönetimlerin bir çoğu horosandaki müdür gibi
Kestel devlet hastanesinde hemşire temizlik birim sorumlusu akpartiden ve sendikacı insan kaynaklarında çalışan SAĞLIK MEMURU ile müdür yardımcısından aldığı destek ile temizlik personelinin anasından emdiği sütü burnundan getiriyor yeter artık il sağlık müdürü gidip durumu yerinde incelesin yoksa bir personel hastanede intihar edecek yaşanmış bir örneği var aynı hastanede
Yıldırım ilçesi ise kesin şevket yılmaz'dır başka neresi olacak neden yazmıyorsunuz lale hanım korkuyormusunuz acaba